Orhan'ın çocukluğu, arkadaşı Hikmet'le çıktığı avın trajediye dönüşmesiyle paramparça olur. Aradan geçen yıllar onu İstanbul'un yoksul mahallelerinden birine sürükler. Fabrikadaki işini kaybettikten sonra turist teknelerinde Osmanlı ve Türk tarihinin ünlü isimlerini canlandırmaya başlayan Orhan, sahnedeki renkli görüntünün ardında geçmişiyle hesaplaşmaya çalışan yalnız bir adamdır.