Kardeşinin beklenmedik ölümü, genç bir kadını hayatını yeniden gözden geçirmeye zorlar. Yaşadığı kaybın anlamını ararken, dini değerlerle toplumsal kuralların kendi hayat görüşüyle ne kadar örtüştüğünü sorgulamaya başlar. Yas, öfke, suçluluk ve kabullenme arasında ilerleyen bu zorlu süreç, kadının kendisiyle yüzleştiği bir içsel yolculuğa dönüşür.